|
|
![]() Su kaybı; ana isale hattı ve dağıtım şebekesindeki su miktarıyla tüketicinin sayacında okunan su miktarı arasındaki farktır. Başka bir deyişle su kaybı, suyun kaynağından alınarak vatandaşların musluğuna gelene kadar kaybolan suyu ifade eder. Kayıpların azaltılması yalnızca altyapının yenilenmesi ya da boruların değiştirilmesi anlamına gelmemektedir. Su kaybını en aza indirecek süreç bütünsel bir yönetim yaklaşımından geçmektedir. Kayıpların azaltılması hemen olabilecek bir iş değildir ve uzun vadeli bir yaklaşım gerekmektedir. Kayıpların azaltılması konusu belediyelerin ajandasında en üst sıralarda yer almalıdır. Belediyeler süreci başlatabilmek için öncelikle mevcut durumu tespit etmelidir. Kaçakların ve kayıpların nerelerde olduğu, yani Gelir Getirmeyen Suyun miktarı ve yeri belirlenmelidir. Su kayıplarına yönelik faaliyetler, aktif kontrol ve denetim, basınç yönetimi, altyapı yenilenmesi, tamirinin kalitesi ve hızı gibi konuları kapsar. Uluslararası kabul gören, bütüncül ve standart bir su denetleme süreci gereklidir. Dağıtım sırasında kaybolan su miktarı yüksek yüzdelere ulaşabilmektedir. Şebekelerdeki sızıntılar nedeniyle kaybolan su, herhangi bir ekonomik faaliyetin gerçekleştirilemeyeceği ve yeniden kullanılamayacak şekilde yok olmaktadır.Su kaybı üç şekilde meydana gelmektedir: Su kayıplarının sıfıra indirilmesi, pratikte gerçekleşmesi mümkün olmayan bir durumdur. WWF-Türkiye olarak Conta Hareketi ile; Türkiye’nin şebeke su kayıplarının en aza indirilmesini ve mevcut şebekelerin yenilenmesi için yatırımların yapılmasını hedefliyoruz. * Referans: RWE&Thames Water, ‘İzmit Su Kayıplarının Azaltılması Projesi’: 2004 |